Şehrin üzerine yazılan tüm güzellemeleri inkar edercesine,
dümeni kırılmış bir gemi hassasiyetiyle
sana yazıyorum...
Issız bir kalabalığın içindeyim,
seni ararken gözlerim
bitap düşüyor , kısa uykulara dalıyorum.
Sana ulaşmanın sevinciyle uyandığımda
dünyanın hala döndüğü gerçeğiyle yüzleşiyorum.
Büyük patlamaya özendiren umutlarım yok,
sadece seni bulacağım zamana koşmak istiyorum.
Bittiğini sandığım her sefer;
saat, yarımdan bir dakika ödünç alıyor.
Yine gelirsin biliyorum,
koyma bedenimi bu zindanda daha fazla
ey ruhi, dön diyarına.